Kahve Trendi Taft Coffee ile Sohbet: Kahvecilik ve Yüksek Kafeinli Kahve

Gönlünüzü hoş tutun kahve severler! Bu yazıyı okurken solunuzdan Endonezya, sağınızdan Honduras rüzgarları esecek! Birde kahve indirimi kazanacaksınız! Türkiye'nin en güçlü kahvesi mottosuyla piyasaya çıkan Taft Coffee kurucusu Umut Erkan ile yüksek kafeinli kahve, kahvecilik ve öğrencilik üzerine konuştuk. İşte çıktılar.

0
148
Taft Coffee: Yüksek Kafeinli Kahve
Taft Coffee: Yüksek Kafeinli Kahve

Gönlünüzü hoş tutun kahve severler! Bu yazıyı okurken solunuzdan Endonezya, sağınızdan Honduras rüzgarları esecek! Birde kahve indirimi kazanacaksınız! Geçtiğimiz aylarda öyle güzel bir kahve ile tanıştım ki bunu sizlere de sunmasam olmazdı. Beni biliyorsunuz, 3. dalga kahve beni cezbediyor! Hatta 3. dalga kahve hakkında yazdığım “3. Dalga Kahve Nedir, Onu Özel Yapan Ne?” yazıma da muhtemelen göz atmışsınızdır. Yüksek kafeinli kahve tabirini ilk okuduğum zaman gözlerim parlamaya başlamıştı çoktan.  Yüksek kafeinli kahvenin mucidi ve Taft Coffee’nin kurucusu Umut Erkan ile röportaj yaptım. Gelin biraz kahve koklayalım.

(Bu arada, sevgili Umut Erkan’ın röportajı okuyanlar için tanımladığı indirim koduna yazıyı okuyarak ulaşabilirsiniz.)

Taft Coffee ile Kahvecilik Sohbeti

Kahve dünyasının en güncel isimlerinden Umut Erkan. Taft Coffee markan ve kahven bende bomba etkisi yarattı. Seninle tanışmak çok güzel. Aklımca okurları için sormak istediğim sorular var, biraz sohbet edelim mi?

Aynı şekilde seninle tanışmak da çok güzel Doğukan röportaj teklifin için şimdiden çok teşekkür ederim. İstediğimiz etkiyi yaratabilmişiz, çok sevindim. Hay hay.

Eğer seni ve o güzel kahveni tanımasaydım gerçekten eksik kalır bir yanım olurmuş. Şimdi senden Umut Erkan’ı bir dinleyelim mi?

Taft Coffe Kurucusu Umut Erkan
Taft Coffe Kurucusu Umut Erkan

Çok incesin Doğukan teşekkür ederim. Kısaca anlatayım öyleyse. 1993 senesinde İstanbul Kadıköy’de doğdum ve üniversiteye geçene kadar Kadıköy’den hiç ayrılmadım. İlköğretimi evime yakın bir okulda tamamladıktan sonra Kadıköy Anadolu Lisesi’ne gittim ve sonrasında burslu kazandığım Sabancı Üniversitesi’nde Endüstri Mühendisliği bölümünü bitirdim. Liseyi bitirdikten sonra henüz üniversiteye geçmiş olsam da hayata atılmışım gibi hissederek kendi işimi kurmalıyım, bir şeyler başarmalıyım güzel şeyler yapmalıyım diyerek kendimi bir girişimci aday adayına dönüştürdüm. Eğitimler aldım, kitaplar okudum onlarca iş fikri buldum ancak hiçbirinde kendimi tamamen ikna etmeyi başaramadım. Üniversitede vize ve final sınavı haftalarını standart kahvelerden fincanlarca içerek geçiriyordum ama bir süreden sonra etkilerini hissedemiyordum. Türkiye’de yüksek kafeinli kahve arayan bir insanın ihtiyacını giderebilecek bir kahveci olmadığını fark ettim. Zaten büyük bir kahve aşığıydım bu yüzden de böyle bir işe girişmek benim için çok büyük bir keyif de olacaktı. Çalışmalarıma başladım hazırlıklarımı yaptım ve Taft Coffee markasını kurmuş oldum.

İşadamlarına bir mail atıp, sizinle bir çay ya da kahve içmelerini isteyin 

Umut çok merak ediyorum. Ben ve benim gibi henüz üniversite okuyan ancak kendi işletmesini kurmak isteyen öğrenciler için bir sorum var. Girişimlerinden tecrübe ettiğin kadarıyla üniversite döneminde neler yapmalı, neler öğrenmeli ve hangi deneyimleri elde etmeliyiz?

Herkes gibi derslerinize asılın, okulu aksatmayın demeyeceğim. Ben pek başarılı bir şekilde okulumu tamamlamadım. Her şeyi olması gerektiği kadar yaptım. Mezuniyet için 2.00 genel not ortalaması gerekiyordu, ben 2.03 ortalama ile mezun oldum. İşi kurduğum günden şu ana kadar gördüğüm en önemli şey iyi insan ilişkileri kurabilmeye dayanıyor. Görüştüğün, konuştuğun kişilerle sağlıklı bir diyalog kurabiliyorsan eğer, hem yaptığın işi daha büyük bir istekle yapıyorsun hem de oluşan pozitif atmosfer her açıdan daha faydalı sonuçlar elde etmeni sağlıyor. İyi bir diyalog kurmak da kişisel bilgi birikiminden ve iş hayatındaki insanların dilinden ne kadar konuşabildiğine bakıyor büyük oranda. Bunun için nacizhane tavsiyem ilgi duyduğunuz, merak ettiğiniz iş alanlarını incelemeniz ve bunlar hakkında kitaplar makaleler okumanızdır. Sektördeki inovasyonları yurtiçinde ve yurtdışında olmak üzere takip etmenizi de tavsiye ediyorum. Bunun yanında saygı duyduğunuz, iyi pozisyonlara gelmiş işadamlarına bir mail atıp sizinle bir çay ya da kahve içebilir miyiz gibi sorular sormanızı öneririm. Kabul ederlerse -ki genelde ediyorlar- gidip görüşmeli ve vizyonunuzu genişletmelisiniz. Bunları söyleyebilirim. Ek olarak, hepimizin üniversite öğrencisi olduğunu varsayarsak iş kurmak için çok ciddi bir maddi boşluk içinde olmamız çok doğal. Bunun için KOSGEB’in girişimcilik eğitimi ve sertifikasını almak bazı noktalarda hayat kurtarabilir. İş fikri aklınıza geldiğinde işin kurulumu ve hazırlanması esnasında bu eğitim için vakit bulamayabilirsiniz. Ben KOSGEB sertifikamı üniversitenin ilk senesinde almıştım. O dönem ufak bir waffle işine girmeyi planlıyordum, gıda boyasıyla renkli wafflelar yapıp çocukları hedef kitle olarak belirlediğim bir yer açacaktım ama kendimi ikna edemedim ve ya gözüm kesmedi, yapamadım. Sertifika bugüne kısmet oldu.

“…iş siteyi kurmakla olmuyor. Web sitesi açmak çölün ortasında dükkan açmaya benziyor.”

Taft Coffee Instagram paylaşımı
Taft Coffee Instagram paylaşımı

Öncelikle okuyucularıma şunu söylemek istiyorum: Taft Coffee’yi tattım ve kusursuz bir lezzetti. Taft Coffee. Şimdi yavaş yavaş Taft Coffee’ye gelmek istiyorum. İşletme sahipleri ve işletmeye sahip olmak isteyenler için web kanallarına sahip olmanın önemine ben çok vurgu yapıyorum. Sizde Web 2.0’ın hızına yetişmiş başarılı bir web sitesine sahipsiniz. “Yüksek kafeinli kahve” anahtar kelimesiyle Google’da 1. Sıradasınız. İnternette interaktif kimlik oluşturmanın önemini ve izlediğin yolları Taft Coffee markanda yaşadığın deneyimlerle anlatabilir misin bize?

Çok teşekkür ederim, beğenmenize çok sevindim. Çok doğru bir noktaya vurgu yapıyorsunuz. Her geçen gün gelişen dünyayı ve internet kullanım oranlarını göz önüne aldığımızda bir şirketin web kanalının olması şirket için olmazsa olmazlar listesinin en başında yerini alıyor. Senin de dediğin gibi web siteleri şirketlerin interaktif kimliği olmuş durumda ve sitelerini ne kadar aktif kullanabiliyorlarsa piyasada da o kadar varlar demek oluyor. Ama iş siteyi kurmakla olmuyor. Web sitesi açmak çölün ortasında dükkan açmaya benziyor, siz ne kadar güzel bir dükkan açarsanız açın müşteri sizin dükkanınıza gelmiyorsa hiçbir anlam ifade etmiyor. Bu noktada sizin dükkanınızın yolunu yapmanız gerekiyor. Sitenizin içerikleriyle, kullandığınız anahtar kelimelerin kalitesi ve sıklığıyla Google’da üst sıralarda yer almak, reklamları efektif bir şekilde kullanarak siteye trafik çekmek bu yolu kurmanızda size yardımcı oluyor. Başarılı bulduğunuz için çok teşekkür ederim ama bana göre daha çok yolumuz var uğraşılması gereken düzenlenmesi gereken pek çok şey var. Açık konuşmak gerekirse benim teknolojiyle aram pek iyi sayılmaz her ne kadar e-ticaret sitesi işletsem de. 😊 Bu sebepten de bu konu en zorlandığın, en çok problem yaşadığım meselelerden birine dönüştü. İş kurulduktan bugüne kadar okuyarak araştırarak ve büyük çoğunlukla da deneme yanılma yöntemiyle bir şeyler yapmaya çalıştım. Şimdi işin bu kısımlarıyla ilgilenmeleri için iki tane arkadaşımdan yardım alıyorum. Yeni bir dijital marketing ajansı kurdular Fipple Digital diye burdan da onlara reklam olsun😊 sağolsunlar dijital marketin kısmıyla onlar ilgileniyor.

Web 2.0 demişken şimdi biraz da web sitenizden çıkıp Web 2.0’ın diğer kolları olan sosyal medyalara geçelim. Taft markasını yarattıktan sonra sosyal medyalara bakış açınızda nasıl değişiklikler oldu?

Web siteleri için nasıl şirketlerin interaktif kimlikleri dediysek sosyal medya hesapları da şirketlerin vitrini konumunda. Artık her şeyin online olduğu bu piyasada vitrininizin de albenili olması gerekiyor. Bu iş başlayana kadar ben sosyal medyada pek aktif olan birisi değildim. Twitter kullanmıyor, Facebook’a sadece doğum günümde bakıyor, Instagram’a da ayda yılda bir fotoğraf atıyordum. Şirketi kurduğumdan bu yanaysa Instagram’a nerdeyse her gün bir post atmaya çalışıyorum çünkü takipçilerimize aktif olduğumuzu göstermek onlarla etkileşime girmek, birisi bir postun altına yorum attığında ona en kısa sürede cevap vermek çok büyük bir öneme sahip. (Instagram’da Etkileyici Bir Profil Yaratmak yazım ilginizi çekebilir.) Instagram’da 0’dan başladığımız takipçi sayımız şu anda 3300 civarlarına gelmiş durumda ve takipçi sayısındaki artış eğrisiyle satışlardaki artış eğrisi birbirine paralel uzanıyor. Bu sebepten ötürü internette yer almak isteyen bir markanın sosyal medya hesaplarını da kesinlikle aktif bir şekilde kullanması gerekiyor.

Sanıyorum ki web sitenizde Taft Coffee’yi ve kahve ekipmanlarını set olarak satıyorsunuz. Şu 139,90TL olan Moka Pot setini kesinlikle alacağım! Uzun zamandan beri Moka Pot almak istiyordum. Şu röportajdan sonra şu işi halledelim olur mu? 😀

Kahve trendi, Taft Coffee ekibi
Kahve trendi, Taft Coffee ekibi

Doğukan istersen şöyle yapalım, hem bu röportaj için bir teşekkür hediyesi olarak hem de kahvemi merak eden okuyucuların için %10’luk bir indirim kuponu tanımlayayım herkes mutlu olsun.

Aklimca.com takipçilerine özel www.taftcoffe.com‘da geçerli %10 indirim kuponunuz: AKLIMCA10

Şimdi Taft Coffee içenlere sizden tüketim tavsiyesi almak istiyorum. Chemex mi, V60 mı, Moka Pot mu, French Press mi tercih etmeliler; bu konuda senin favorin hangisi?

Bu sorunun aslında bende net bir cevabı yok. Kendi kahvem diye demiyorum her halini ayrı seviyorum. 😊 Bundan 3-4 ay öncesine kadar french press içicisiydim ancak son zamanlarda büyük bir V60 tutkunu oldum. V60’ın verdiği aroma benim damak tadıma en yatkın olanı. Çok vaktim olmadığında ise Moka Pot’u tercih ediyorum. Bir shot espresso bütün günümü değiştirebiliyor.

***BONUS***

Kahve yüksek kafeinli olsa da rahat bir içime sahip bunu nasıl sağladın?

Dediğin gibi yüksek kafeinli kahveler kafein yüzünden acı bir tada sahip olabiliyor. Yüksek kafeinli kahve fikri doğduğu anda kafamda bu kahveyi “Türkiye’nin En Sert Kahvesi” sloganıyla piyasaya çıkartmak vardı ama bunun yanında insanların içemeyeceği bir kahve de olsun istemiyordum. Harmanımıza karar verirken, çok değerli kahve üstadı Abdullah Erdoğan ile birlikte yoğun bir çalışma sürecimiz oldu. Birçok çekirdeği farklı profillerde kavurduk, farklı oranlarda harmanladık ve en sonunda Endonezya-Honduras harmanının bize özel oranıyla herkesin severek içebileceği bir kahve elde etmiş olduk. Ama baktık ki bu “Türkiye’nin En Sert Kahvesi” değil de “Türkiye’nin En Güçlü Kahvesi” oldu ve bu sloganla yola çıktık.

CEVAP VER