Uyanamayıp derse geç kaldığımda, hoca derste slaytı okurken uyumamak istediğimde, hafta sonu sabahı sessiz ve yeşil bir yerlerde güzel bir kahve içmek istediğimde uğradığım güzel bir Eskişehir kahvecisi olan Kare Kahve‘yi yazmıştım ama paylaşmamıştım. Neyse ki o güzel gün bugünmüş. Eğer Anadolu Üniversitesi‘nin Yunus Emre Kampüsü’nden geçiyorsanız Güzel Sanatlar Fakültesi’nin hemen yanında o küçük dükkana mutlaka uğrayın. “İyi Kahve Kampüste” sloganıyla yola çıkmış 2 genç girişimcinin Kare Kahve hikayesini kendilerinden dinlerken o güzel kahvelerini içmek büyük bir zevkti benim için. Kahve severler, genç girişimci adayları, gerçek kahveyle tanışmamış olanlar, ufkunu genişletmek isteyenler için böyle bir yazıyı ele aldım. O zaman başlayalım.

Kare Kahve – Eskişehir – Anadolu Üniversitesi

Kare Kahve;

Kare Kahve Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampüsü’nde iyi kahve sunmak için kurulan, yakında diğer üniversitelerde de iyi kahveyi sunmayı hedefleyen küçük bir kahveci.

Kare Kahve kurulduğu dönemde Eskişehir’de eksik olarak gördüğüm nitelikli kahve açığını bir nebze doldurdu benim için. Ayrıca yeşil alanları, kahveyi, müziği sevdiğim ve beton yapıları sevmediğim göz önüne alınırsa diğer kahvecilerden ziyade Kare Kahve’yi tercih etme sebebim tam olarak iyi kahve yanında temiz havayla yeşillik.

Kare Kahve’yi bloguma konu olarak alma sebebim ise gerçek kahve sunması, insanları gerçek kahveyi tanımaya davet etmesi, faaliyette olduğu pazar, kuruluş süreci….

Gerçek kahve hakkında daha uzun soluklu ve detaylı bir yazı yazacağım için gerçek kahve konusunda şu an söyleyebileceğim tek şey: insanların kahve alışkanlığı kahveli içeceklerle başladı ve kahve içeceğine doğru yöneliyor. Fakat Nescafe, Jacobs hazır kahveleri o hayatımıza o denli girdi ki bu alışkanlığı değiştirme görevi 3. dalga kahvecilerin elinde.

Kahvecilikte 3. Dalga

Suda eriyen 1. dalga kahvelerden sonra 2. dalgada Starbucks gibi zincir kahvecilerde takılı kalmıştık bir süre. Pelinsular hala bir yerlerde bir Starbucks’ta kahve içip fotoğrafını Instagram’da paylaşmaya bayılıyor.

Pelinsu Starbucks'ta!
Pelinsu Starbucks’ta!

3. Dalga kahvecilikte ise baristalar zanaatkar olarak ön plana çıkıyor. Kahveyle sanatsal görsel şölen veriyorlar. Kare Kahve ise 3 dalganında bir arada yaşandığı Eskişehir’de 3. dalgada yer alıyor. Henüz hiç kahvelerini içmediğim zamanda bende tam anlamıyla 3. dalga sanatsal kahveciliği yansıttıklarını düşünerek yaklaştım kendilerine. Kendileriyle sohbet ederken asıl amaçlarının iyi kahveyi sunmak olduğunu öğrendim. Kişisel kararlar alımının ve  alışkanlıklar kazanmanın zirvesi olan üniversite ortamında insanların kahve alışkanlıklarını kökten değiştiren bir amaca hizmet ediyor.

Kare Kahve

Kare Kahve Bir Girişim Örneği

Bilginin değer kazandığı bu zamanlarda inovatif projeler gözde durumda. Eskişehir’deki bu kahve inovasyonunun en temel süreci içinde bulunduğumuz bu 1 yıl. Geçtiğimiz her gün Eskişehir’de 3. dalga kahve sayısı bir tane daha artıyor.

Kare Kahve – Taylan

Anadolu Üniversitesi İktisat bölümü mezunu Metin Ünal ve Anadolu Üniversitesi Grafik Tasarım bölümü okuyan Taylan Çakır‘ın kampüs içerisinde açmış oldukları Kare Kahve üniversitenin girişimci ruhlarına can veriyor. Görünmeyen Ekonomist(Yazar: Tim Harford) kitabının başlarında Tim Harford bir bardak kahve hakkında oldukça fazla bilgi veriyor. Bir bardak kahvenin ise piyasada yer alacağı konum hakkında yaptığı açıklamalar tam olarak Kare Kahve’ye uyum sağlıyor. Bahsim konuma yönelik olacak. Eskişehir’in çeşitli yerlerinde 3. dalga kahveciler bulunabilir düzeyde artık. Peki ya her sabah, akşam günlük ortalama 10.000 kişinin geçtiği bir konumda nitelikli kahve sunmak? İşte Kare Kahve’nin kuruluşunun beni etkileyen kısmı tam olarak burası.

Kullanılmayan, Göz Ardında Bir Kulübe ve İyi Kahve

Aslında kahveyle çok uzun bir geçmişleri olmadığını, bu küçük kulübeye de çok büyük bir heves, istekle bakmadıklarını öğrendim. Buraya kahveci yerine tost, poğaça, çay gibi ürünler satan bir büfe açmanın daha çok kazandıracağını ancak onlar sevdiği işi yapmak istediklerini söylediler.

Bulundukları nokta insanların satın almaya alışık oldukları ürünleri insanlara pazarlamak için çok müsait bir nokta. Fakat inovatif ve geleceğe dair düşünce sistemi ise buna karşı çıkıyor. Eminim Kare Kahve üniversitenin kahve alışkanlığını kökünden değiştirebilecek güçte.

Peki ya üniversite kampüsünün sınırları içinde böyle bir yer açmanın ne kadar kolay olabileceği geldi aklıma. Onlara en çok sormak istediğim sorulardan biriydi. Daha önce hiç kimsenin o kulübeye ticarethane gözüyle bakmaması Kare Kahve’ye büyük bir fırsat olmuş. İhaleye girmeden böyle bir yere sahip olabilmişler. Sağlam bir proje hazırlamanın böyle bir fikre engelleri kaldırmada çok etkili olduğunu da söylediler.

Girişimcilere Röportajdan Faydalı Söylemler:

Metin Ünal’dan:

# Gezmeli, Görmeli; Araştırmalı

Projenin uzamasıyla birlikte kahveyi tanıma fırsatı bulduk. 2 yıl boyunca bir sürü kahveci gördük. Ufkumuz genişledi. Ankara’ya, İstanbul’a gittik. Güzel insanlarla tanıştık. Bol zamanımız vardı ve oralarda denemeler yaptık. Evde farklı farklı demlemeler yaptık. Şerif Başaran kahve konusunda bize oldukça yararlı oldu.

# Ciddiye Alınmadık Ama Peşini de Bırakmadık

Okula bu projeyi ilk sunduğumuzda direkt “Tamam çocuklar açın bu dükkanı.” olmadı. Bu olmayan bir şeydi: su tesisatı yok, burası kahveci olarak düşünülmemiş. İki tane genç adam geliyor ve burayı ben kahveci yapıcam diyor. Bu noktada başta bizi çok ciddiye almadılar. Ama peşini de bırakmadık. Bize randevu vermeleri biraz gecikebiliyordu, bazen yoğunluklarından dolayı bize randevu vermeyebiliyorlardı. Bazen düştüğümüz noktalar oldu: “Açamayacak mıyız acaba?”, “Ne olacak?”. Burada birbirimize “açılacak” diye omuz attık. Bu olay 1 yılımızı aldı.

Taylan Çakır:

Daha hızlı olsaydı tabi daha iyi olurdu ama bu durumun bize pozitif etkileri oldu: sindire sindire oldu, araştırdık, daha fazla ağ kurduk. Ben burada poğaça ve çay satıcam desen daha fazla akıllarına yatıyordu insanların. Sen burada insanlara kahve satıcam diyorsun bir garip görüyorlar.

# Standartlarımız Var

İyi kahvenin niteliği çekirdek ve tutarlı olmaktır. Yaptığımız kahvede bir insana verdiğimiz Americano’da 25 gr. kahve, başka bir insana verdiğimiz Americano’da 17 gr. kahve gibi bir şey yok. Bir standardımız var. Kahveyi hemen vermeden önce öğütüyoruz. Espresso formüldür. Bir kahve çekirdeğiyle diğeri farklı aromalara sahip. Daha ucuza mal edelim deyip ucuz kahve çekirdekleri almıyoruz, iyi kahve çekirdeği almaya özen gösteriyoruz. Haftalık geliyor, taze alıyoruz.

Kare Kahve Logo

Taylan Çakır’dan:

# Ortaklığa Karşı Olmamalı

İnsanlarda genel olarak ortaklığa karşı bir antipati var. Bende herkese onun örneğini veriyorum. Doğru insanlar bir araya geldiği zaman her şey oluyor. Metin burada mesai harcamıyor çalışan olarak ama proje işlerimizle, görüşmelerimizle o ilgileniyor. Ortak yapıldığı için iki kişininde fikri alınır ama bu böyle olsun dediğim zaman Metin çoğu işte benim dediğimin olmasına isteyerek veya istemeyerek göz yumdu. Her şey içime sinerek oldu.

# İşin İçine Girdikçe Öğreniliyor

Başka şeyler yapmak daha kolaydı. Hem daha az sermaye gerektiriyordu, hemde bilgi birimimiz yeterliydi bir nebze. Kahve sunmak ekipman gerektiriyor. Bu ekipmanları seçmek için düşündükçe içine girdim kahve olayının. İçtikçe tanıyorsun, damak zevkin gelişiyor. Baristalık eğitimi almadım. Araştırarak öğrendim ancak İstanbul’da gezdiğimiz yerlerde püf noktalarını öğrendim. Kahve yapımı noktasında da hayatımda yaptığım kahvelerin %99’unu burada yaptım. Günde 100 tane kahve yapılıyor burada. Ben bu işi çözdüm diye bir şey yok. Her gün yeni şeyler öğreniyorum.

# En Büyük Destekçimiz Aileler Oldu

 Daha önceden birikimimiz yoktu. Bu konuda en büyük destekçimiz aileler oldu. Ben hep bankadan kredi alırız, şu kadar zamanda öderiz diyordum. Şimdi baktığımız zaman iyi ki bankadan kredi almamışım. Mecbur kalınsa alınırdı ama daha zor olurdu. Ablam yurt dışında yaşıyor, biraz birikimi varmış. O parayı henüz kullanmayacağını söyledi. Benim ona geri ödeme için verdiğim tarih çoktan geçti. Bu parayı ailemizden almamız faizsiz olması dolayısıyla bir avantaj.  KOSGEB desteğini göz ardı ettik artık o hiç yokmuş gibi davranıyoruz. KOSGEB desteğini eğer alırsak en azından ailemize olan borcu daha kısa sürede öderiz.

# Aklımızdaki 3 Liraya Americano Satabilmekti

Kampüste olmamız ilk başlarda en çok takıldığımız noktaydı. Biz nasıl ve kime hitap edeceğiz sorusuydu. Türkiye’de genel olarak kahve çekirdeği pahalı. Gönül ister ki ucuz olsun. Biz daha bu işin içine girmeden kafamızdaki rakam 3 liraya bir americano ya da filtre kahve satabilmekti ama bunun bu ülkede olamayacağını anladık. En azından “iyi kahve” sloganı varsa olamayacağını anladık. Yinede biz “iyi kahve” sloganıyla en uygun fiyatı sunmaya odaklandık.

 

Kahve içmeyi seviyorum. Kahve içmeyi her zaman seviyorum. Hele ki güzel bir kahveyi yudumlarken böyle güzel insanlarla güzel sohbetler ediyorsam benim için çok daha ayrı bir yeri oluyor. İşte gerçek anlamda mükemmel bir fikir bu “İyi Kahve Kampüste”. Umuyorum ki bu güzel insanlar “İyi Kahve”yi diğer üniversitelere de taşıyabilirler.

Sevgili Metin Ünal ve Taylan Çakır’a benimle yaptıkları bu samimi görüşmelerden dolayı, kahve otomatlarının iğrenç kahvelerinden kurtardıklarından dolayı, bu yazımın oluşmasını sağladıklarından dolayı teşekkür ediyorum.

Peki ya siz kahve içmek istediğiniz zaman nereye gidiyorsunuz?

Bir Cevap Yazın