İşletme Anadalı 2. Sınıf Güz Dönemi(III. Yarıyıl) Raporu

Anadolu Üniversitesi İşletme Anadalı'nın III. yarıyılı yani güz döneminde hangi dersler alınması gerekiyor? Ben kimden aldım? Dersler nasıl geçti? Bu dönemde neler yaptım? Anlatılması gerek çok konu var. Hadi bir yerden başlayalım.

0
27
Anadolu Üniversitesi İşletme Anadolu 3. Yarıyıl Dersleri
Anadolu Üniversitesi İşletme Anadolu 3. Yarıyıl Dersleri

Anadolu Üniversitesi İşletme Anadalı temalı başladığım yazı serisinin geç kalınmış bir parçasını yazmaya karar verdim bugün. Konumuz belli. Anadolu Üniversitesi’nde geçirdiğim 3. sene oldu 2017-2018 senesi. İşletme Anadalı 2. sınıf 1. dönem, güz dönemi rapor dosyamı oluşturmak adına başlıyorum bu yazıya.

Anadolu Üniversitesi İşletme Anadalı 3. yarıyılında genel olarak Bilimsel Araştırma ve Rapor Yazma, Bilgisayar Laboratuvarı, Mikro İktisat Teorisi, İstatistik I, İşletme Yönetimi, Sosyoloji, Atatürk İlke ve İnkılap Tarihi I dersleri var. Oldukça zevkli geçen bu yarıyılda hangi hocaları seçmeli, hangi dersin içeriği hangi şekilde… genel olarak bunlara değineceğim bu yazıda.

Anadolu Üniversitesi İşletme Anadalı’nın III. yarıyılı yani güz döneminde hangi dersler alınması gerekiyor? Ben kimden aldım? Dersler nasıl geçti? Bu dönemde neler yaptım? Anlatılması gerek çok konu var. Hadi bir yerden başlayalım.

İşletme Bölümü 2. Sınıf Güz Dönemi Dersleri

Daha önceki rapor dosyalarıma yazmıştım Sosyoloji’yi ve Atatürk İlke ve İnkılap Tarihi I derslerini ben daha önce üstten almıştım. Sosyoloji’yi ard arda 3 sefer alarak geçtim. Gerçekten benim için büyük bir işkence olmuştu. Daha fazla spoiler vermeden ben şu dersler hakkında biraz konuşayım.

Bilimsel Araştırma ve Rapor Yazma – Dr. Ö. ÜY. Asu Altunoğlu

Bilimsel Araştırma ve Rapor Yazma dersi Asu Altunoğlu
Bilimsel Araştırma ve Rapor Yazma dersi Asu Altunoğlu

Bilimsel Araştırma ve Rapor Yazma ismini ilk gördüğüm an içimde bir heyecan uyanmıştı. Bu dersi okumuş olmayı ne kadar çok istiyordum anlatamam. Genel olarak içeriğinden bahsedecek olursam bilim, bilimsel çalışmalar ve bir bilimsel araştırmanın nasıl yapılabileceği, bilimsel araştırma türleri ve yöntemleri, yapılan araştırmayı rapor haline getirmeye ve bu raporların kıstaslarının(kağıt, kağıt düzeni, yazı biçimi…) ne olduğuna dair bir ders.

Şahsen bana çok şey kattığını düşünüyorum. Ancak bunu söylerken belirtmeliyim, eğer ben bu kadar sempatiyle yaklaşıp dersle ilgilenmeseydim kat’iyen bu ders bana bir şey katmazdı. Sebebi ise sevgili hocamız Asu Altunoğlu. Sevgili hocam sizi çok severim, sakın bu satırlarıma üzülmeyin, kırılmayın. Ancak daha iyi olabilirdi.

Asu hocamızın önerdiği kitaba kesinlikle bayıldım: Bilimsel Araştırma Yöntemleri, Şener Büyüköztürk, Özcan Aygün, Ebru Kılıç Çakmak, Şirin Karadeniz. Bir insanın hayatı boyunca danışabileceği bir kitap.

Efendim dersi AB ile geçtim. “Eee mendebur, daha ne istiyorsun Tanrıdan?” demeyin. AB ile geçtim ama daha çok şey öğrenebilirdim. Asu hocamız sınavları test yaptı. Sınavlar orta zorluktaydı. Bence olması gerektiğinden kolaydı. Birde ödev verdi. Bir bilimsel araştırma raporu hazırlamamızı istedi. Fakat sorun şuydu ki sınıfta hiç kimse bir bilimsel araştırma raporu nasıl yazılır bilmiyordu. Burada Asu hocamızın tutumlarına değinmesem olmaz. Kimi zaman derse geç geldi. Kimi zaman derse gelemedi. Kimi zaman telafi dersi yapacaktı, önceden sınıflar boş mu boş değil mi ne zaman boş ayarlamadan bizi ders olan bir sınıfa gönderdi. Laboratuvarda ders yapmak zorunda kaldık. Kimi zaman çocuğunu okuldan alması gerekti, dersten erken çıktı. Çoğunlukla da derslere hazırlıksız geldi. İlk zamanlar anlayış gösteriyordum. Açıköğretim’de ders veriyormuş. İlk defa İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’ne gelmiş. Ama sonradan oturduğum yerde sinirlenmeye başladım ve başıma ağrılar girmeye başladı.

Hele ki bir gün ne göreyim! 100’lük verdiğim ödeve 20 puan girmiş! Sadece bana değil. Sınıfta 28 üzeri not yok. Konunun peşine düştüm. Meğersem sen %30 ağırlık ortalamasını 30 üzerinden puan veriyorum san! Az kalsın yakıyordu bizi. Birde çok geç düzeltti falan fıstık…

Mail atın, mailinize cevap verir. Çok iyi niyetlidir. Öğrenmek isteyin her şekilde öğretir. Siz yeter ki ondan isteyin. O zaman yaratır, imkan yaratır.

Sonuç itibariyle kendisini kişisel olarak çok severim. Bence bu dersi Asu hocadan almalısınız. Daha iyisini bulamayabilirsiniz. Bilemiyorum. Dersi geçmek için kitap almanıza gerek yok. Hatta hiç almanıza bile gerek yok. Sadece dersine gidin ve Asu hocayı bıkmadan dinleyin. Ha bu arada Asu hoca yoklama alıyordu.

Bilgisayar Laboratuvarı – Öğr. Gör. Ahmet Yılmaz Bozkaya

Ahmet Yılmaz Bozkaya ve Bilgisayar Laboratuvarı - Anadolu Üniversitesi İşletme Anadalı
Ahmet Yılmaz Bozkaya ve Bilgisayar Laboratuvarı – Anadolu Üniversitesi İşletme Anadalı

Ah ne güzel dersti. Bilgisayarı her zaman sevmişimdir. Exel kullanmayı da bir ölçüde biliyordum ancak öyle durup durup her gün kullanan adam değilim ki. Neyse Ahmet hoca geçer bilgisayarına slayt açar, slayttan anlatır. Herkesin kendi bilgisayarında uygulamasını ister. Ders notlarını Google Drive’a yükler. Dersine hiç gitmeyin, o slaytlara çalışın geçersiniz. Sınavı orta zorlukta. Yoklama açıyor.

Bu derse dair tek sevmediğim şey Ahmet Hoca’nın devamlı kafa sallaması ve ses tonu oldu. Keşke biraz daha dik başlı olsa, kendinden emin bir şekilde dersleri anlatsa. Derse hiç geç gelmez. 3 dersin 3’ünü de işler. Blok yapmaz. Derse gitmeyen, gitmemesine rağmen notlara da çalışmayan bu dersi geçemez arkadaş.

Mikro İktisat Teorisi – Zekeriya Yılmaz

Zekeriya Yılmaz ve Mikro İktisat, Anadolu Üniversitesi İşletme Anadalı
Zekeriya Yılmaz ve Mikro İktisat, Anadolu Üniversitesi İşletme Anadalı

Sen ne güzel adamsın be hocam! Şu İktisadi İdari Bilimler Fakültesi’nde Muharrem Hoca dışında bir tane daha parlayan yıldız gördüm resmen. Mikro İktisat Teorisi’ni bu adamdan başkasından alırsanız boşuna mezun olmayın derim.

Geçmişten hatırlatmalar yaparak, devamlı üzerine bilgi koyar. Hiç yazmaktan, soru cevaplamaktan üşenmez. En ince detayına kadar en iyi yöntemlerle anlatır. Öyle bir anlatır ki aklınızda tek bir soru bile kalmaz. Anlatımı ve sunumu mükemmeldir. Hiç sıkmaz. Güldürür, öğretir.

Yoklama almaz. Ama dersleri hep doludur. Açıkça şunu söylüyorum, dersi çok iyi anlattığı için sınavı da simetrik bir şekilde zor. Ama siz eğer derse gelmeden önce çalışıp, derste dinleyip, çıkınca da tekrarını yapıyorsanız tam puanla geçmenizde hiç bir engel yok. Gel gelelim ki ben bu dersi verirken birde Sosyoloji sınavım vardı. Bende ikisi arasında tercih yaptım Mikro İktisat’ı bırakıp Sosyoloji’yi verdim. Dersine tam zamanında gelir. Tam zamanında bitirir. Zamanı asla boşa harcamaz. Selim Adem Hatırlı’nın Mikro Ekonomi kitabını önerir.

Son olarak, bu dersi Zekeriya Hoca’dan almalısınız.

İstatistik I – Mahmut Atlas

Mahmut Atlas ve İstatistik – Anadolu Üniversitesi İşletme Anadalı

Şimdi size bir yıldızdan daha bahsedeceğim. İlk olarak şunu söyleyeyim bu dersi Mahmut Atlas’tan başkasından alıyorsanız boşa almışsınız. Kesinlikle Mahmut Atlas’tan alın.

Derse ilk girdiğinizde karşınızda bilgili, donanımlı, kıyafeti pırıl pırıl ütülü, sesi gür, bir gözü yarım açık(hala düşünürüm bizi mi kandırıyor diye, adam hiç bir şeyi gözünden kaçırmaz.) bir adam çıkar. Esprili. Onu şu laftan tanırız: “Eskişehir’de ETİ yenir, Kalabak içilir.”

Baştan uyarıyorum, derste telefonlarınızı sessize alıp çantanıza atın. Sıranın üstünde, elinizde bulundurmayın. Dersten başka bir şeyle ilgilenmeyin. Mahmut Hoca geldiği zaman kitabınız, defteriniz, kalemleriniz, hesap makineniz masanızın üzerinde hazır olsun. (Varsa sıranızın üzerine bir tane de Kalabak suyu koymayı unutmayın 😉 )

Kendisini çok severim. Hiç birebir muhabbetimiz olmadı. Çok istedim, keşke karşı karşıya bir kahve içebilseydik bir gün. Muhabbet etmeyi çok isterdim.

İlk derse geldiği zaman kağıt dağıtır. Bu kağıda dersten ve kendisinden beklentilerinizi yazmanızı ister. İsmini yazıp yazmamak size kalmış. Ben Mahmut Hoca’nın mükemmel ötesi bir akademisyen olacağını bu hareketi yaptığında anlamıştım. Dönemin sonunda da ne bulduğunuzu, neler önerdiğinizi yazmanız için yine kağıt dağıtır. Ve açıkça söylüyorum, her kağıt istisnasız bir şekilde kendisi tarafından satır satır okunmaktadır.

Kendinize saygınız yoksa bile bu adama karşı saygıda kusur etmeyin. Derslerinde 2 yoklama alır. Birisi yazılı imza, diğeri kart çekme. Hangisinde daha az öğrenci varsa onu kabul eder. Derslerine 1 kez bile olsun gelmeyen öğrenci gözünden düşer. Her öğrencisini çok iyi tanır.

Dersteki vaktini asla boşa harcamaz. Her anını kullanır. Blok yapmaz, erken bırakmaz. Derse tam zamanında gelir. Kendinden sonra geleni almaz. Gelen, kapıyı açan olursa da bir güzel kayar. Mahmut Hoca sinirlenirse ders kötü geçer, sinirlenmezse ders harika geçer. Mahmut Hoca’yı derse motive edin. “Hadi bırakalım mı çocuklar bu hafta bu kadar yeter mi?” diye sorarsa “Evet hocam” diyen akıllı tebeşiri yer.

Dersleri çok iyi anlattığı için sınavda da her şeyi sorar. Bütün derslere katılmış ve çalışmış bir insan kolayca geçer. Sınavda formülleri verir. Size hamallık yaptırmaz. Önemli olan nerede ve nasıl kullanacağını bilmek der.

İstatistik 2 dersini de Mahmut Hoca’dan aldım. Onu da bu yazı serisinin bir sonraki yazısında yazacağım.

Ha unutmadan Mahmut Hoca ders sonu işlediği konuyla ilgili ödevler verir. Bu ödevleri defterinize yapın, kontrol edicem der. Ben sekreterlikte kareli kağıt kullanarak dersleri takip ediyorum, arşivlemesi ve taşıması kolay oluyor. Ödev verdikten sonra yanımda taşıdım taşıdım bakmadı Mahmut Hoca. Sınava yakın son ders açın dedi ödevleri 3 dakikanız var, kağıda geçirin çözümlerinizi dedi. Eee bende nasıl olsa bakmıyor diye getirmedim, iyi mi? Aldık 0’ı. Kendi yazdığı kitabından işler ve bu kitabı edinmenizi önerir. Maddi durumu bu kitapları edinmeye elvermeyen öğrencilere kendisi temin edeceğini beyan eder. Son basım kitabını edinmenizi ister. Devamlı olarak kitabını günceller.

İşletme Yönetimi – Celil Koparal

Celil Koparal ve İşletme Yönetimi, Anadolu Üniversitesi İşletme Anadalı
Celil Koparal ve İşletme Yönetimi, Anadolu Üniversitesi İşletme Anadalı

Bu dersi de daha önce üstten almış ancak geçememiştim. Tek sebebi var Celil Koparal. Bir adam daha var adını hatırlamıyorum. O da, Celil Koparal’da lanet olsun diyorum. Sizi kim, hangi kafayla bu derslere gönderiyor? Dekanlık hiç mi farkında değil? Emekliliğiniz geçeli 1 asır olmuş.

Arkadaşlar şimdi size anlatacağım bakalım bana hak verecek misiniz. Derse hep zamanında gidip otururum. Beklerim ki hoca gelsin. Sonra tın tın yürüyemez halde ton ton beyaz saçlı ve çok iyi giyimli bir dede giriyor sınıfa. Kürsüdeki sandalyeye elleriyle dayanıyor. Bir 5 dakika ne anlatacağını anlamaya çalışıyor. Sonra başlıyor 2 saat ıııııııııılamaya. ıııııı, ıııııı, şey, ııııı. Bu adamın ııı demeden ard arda 5 tane kelime koyabildiği ve bir bütün cümle oluşturabildiği görülmemiştir. Teknolojiyi ve tahtayı kullanmaz. Kullanamaz da zaten… 2 saat boyunca o sandalyeden ellerini çekmeden ayakta durur hiç hareket etmeden. Birde ses yükselişleri vardır ki insanı gıcık eden. Çocuklaaaagghhıykk… Kulağımda çınlıyor o ses lanet olsun!

Anlattığı şeyi iyi anlatabildiğini de düşünmüyorum. Hep yarım yarım anlatıyor. Yoklama almıyor. Sınavı zor! Hiç derse gitmedim. İşletme Yönetimi kitabını aldım. Kitabı hatmettim ve bu esnada özetleri çıkardım bütün kitabın. Potansiyel soruları çıkarttım. Bu sayede dersi geçebildim. Katiyen bu adamdan ders almayın. Almayın da kapatsınlar şunun dersini. Bu arada dersi İnan Hoca (İnan Özal)’ın yazmış olduğu İşletme Yönetimi kitabından işler.

Sosyoloji – Enver Özkalp

Prof. Dr. Enver Özkalp – Sosyoloji

En güzelini en sona sakladım. Siz biliyor musunuz ben bu Enver Hoca’dan ne çektim. 3. alışımdı bu sefer. Geçemezsem bir daha almayı düşünmüyordum. Kitabı şehir, şehir, ülke ülke gezdirdim. Kaç defa okudum. 4 defa sınavına girdim. Eee yeter. Ben her seferinde Enver Hoca’dan kaçmaya çalıştıkça karşıma Enver Hoca geldi. Kaderime mühürlenmiş gibi.

İlk aldığımda cahildim, toydum. İkinci aldığımda aldığım hoca tatile gitti, yerine Enver Hoca geldi. Sonra Enver hocanın emekli olduğunu öğrendim. Herkes bana geçmiş olsun diyordu. Çok sevindim tabi bende. Son aldığımda ben başka hocadan almıştım, derse gittim. Hoca geldi içeri girerken bi’ baktım Enver. Ne olduğunu bende bilmiyorum. Ne dese iyi olur? “Benim emeklilik yaşım geldi ama ben kendimi hala dinç hissediyorum ve burada Sosyolojiyi öğretmek için emeklilik yaşım gelmesine rağmen çalışmaya devam edeceğim!” O an içimden neler geçirmişimdir tahmin ediyorsunuzdur.

Enver Hoca’nın klasiktir. İlk derste kendisinden bahseder, bol bol över kendisini. Aman diyim hocam kendisini övmek kötü bir şey değil. Siz haklı bir şekilde kendinizi övüyorsunuz. İlk söylediği şey: internette hakkımda yazanlara inanmayın der. Zor bir hoca değilim. Ne yapıcam, benim sizle garezim ne ki sizi geçirmeyeyim. Çalışan geçer der. Kalan ve onları söyleyenler tembellerdir der. Benim sınavlarım çok kolaydır der.

Tam o sırada aranızda kalan var mı diye sormasın mı. Elimi kaldırdım. “Hocam ben 3. sefer alıyorum bu dersi.” Bütün sınıf kahkahaya boğuldu. Ee neden kaldın anlat dedi. Dedim arkadaşlar açıkça söylüyorum, Enver Hoca çok iyi anlatır, siz çalışmazsanız bilin ki kalırsınız. Sınavları pekte kolay değil…. Falan fıstık. Ben konuştukça Enver Hoca’nın yüzünün rengi değişti, bi’ şekli değişti.

Ama ben de dedim ki: “Seni yenicem Enveeerrrrrr!”. Enver Hocam saygılar. Size çok teşekkür etmek istiyorum. “S**e s**e öğreneceksin”(seve seve) diye söylenen tabiri gerçek ettin. Öyle iyi öğrendim ki. Bugün yine sınavına girsem yine 90 alırım. Ve teşekkür etmemin sebebi de şu ki, öğrendiğim her şey günlük hayatta çok lazım oluyor. İyi ki emekli olmadın.

Yoklamasını alır. Blok ders yapar. 3 saat konuşur. Uyuyanı bağırarak atar. Tedarikli gelin derse. Kamp yapacakmışsınız gibi düşünün. Bence yine de bu dersi Enver Hoca’dan alın. Ben bu dersi nasıl mı geçtim? Kitabını şehir şehir, ülke ülke gezdirdim, her satırının özetini çıkardım. 1 senedir sınavlarında çıkan bütün soruları kaydettim. Anca geçebildim.

Eskişehir ve Sosyal Yaşam

Radyo A’nın bir parçası oldum

Anadolu Üniversitesi - Radyo A
Anadolu Üniversitesi – Radyo A

Bu senenin bana en büyük getirilerinden birisi Radyo A oldu. Şehrin en genç sesi! Daha öncesinde Radyo A’ya nasıl girebileceğim üzerine kafa yormuşluğum oldu. Tabi o zaman radyo programcısı gibi bir pozisyon vardı aklımda. Tesadüfen bir gün bir sohbet esnasında Radyo A’da müzik programcısı olan Özlem arkadaşım teknik personel alımından bahsetti. İşte o an benim Radyo A’ya girdiğim an oldu.

Bundan sonra Eskişehir’de yayın yapan Anadolu Üniversitesi Radyo A’nın teknik personeli olarak çalışacağım İşletme Anadalı’nda gördüğüm eğitim süresince. Gerçekten böyle güzel bir ortam ile buluşmak çok büyük şans oldu. Radyo A’yı ayrıca bir yazımda ele almak istediğim için Radyo A muhabbetini burada bırakıyorum.

Aşçılık Önlisans Programı

Anadolu Üniversitesi - Aşçılık Önlisans
Anadolu Üniversitesi – Aşçılık Önlisans

Resmen çocukluğumdan beri hayalimdi deniz kenarında küçük bir balık restoranımın olması. İşletme Anadalı bu hayalimin ilk adımı oldu. İkinci adımı da İşletme Lisans programının yanında Aşçılık Önlisans programı okumak oldu. Kafam esti. “Daha fazla şey öğrenmek istiyorum!” dürtülerim itti beni. İkinci üniversite kapsamında Aşçılık’a kaydımı yaptırdım ve bir gün olsun pişman olmadım şu ana kadar.

Bu dönem itibari ile 6 ders aldım: Gıda Mevzuatı ve Kalite Yönetimi, Bireyler Arası İletişim, Genel İşletme, Turistik Alanlarda Mekan Tasarımı, Genel Muhasebe, Turizm Sosyolojisi. Bu noktada Açıköğretim sisteminde düzeltilmesi gereken bir açık söz konusu. İşletme Lisans Programı’nda ben zaten Genel Muhasebe, Genel İşletme derslerini aldım. Başarılı bir şekilde de bu dersleri verdim. Bu dersleri açıköğretimde tekrar alıyor olmam gerçekten bu sistemin büyük bir eksiği. Sadece vermiş olduğum zorunlu YÖK derslerini yoksayıyor olması kötü.

Şimdi bana güleceksiniz ancak açıköğretimde Genel Muhasebe dersinden kaldım. Hem de FF gibi bir notla. Lisans programında yüksek başarılı olarak geçtiğim ve hala Maliyet Muhasebesi gibi derslerde hiç zorlanmama rağmen açıköğretim muhasebesinden kaldım. Enteresandı sınav soruları.

Şimdi benim Aşçılık okuyor olmam ne demek biliyor muşunuz? Rapor yazılarımın artık normal uzunluğundan daha uzun olacağına bir işaret 😛 Ee sonuçta artık sadece İşletme okumuyorum. Burada bir sinyali daha vermek isterim. Bu dönem Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Anadalı’nın bazı derslerine misafir olarak katılıyordum. Not ortalamamı oldukça yükseltiyorum. Eğer yapabilirsem bu senenin sonundan itibaren Halkla İlişkiler ve Reklamcılık yandal yapmayı istiyorum.

Şimdi birazda realistliği bir köşeye bırakacak olursak Hukuk okumak istiyorum arkadaş. Ailede herkes hukukçu. Hem de ortaokul, lise öğrencilerine özel ders vermem sayesinde kendi YGS, LYS dönemimde gösteremediğim başarıyı gösterebileceğimi düşünüyorum. TYT ve adını unuttuğum şu diğer sınav… Şu anda liseye hazırladığım bir öğrencim sayesinde denemeler de çözüyorum ve iyi sonuçlar alıyorum. Belki bir gün bu hayalimi de gerçekleştiririm. Şimdi Aşçılık programı derslerine geri dönmek istiyorum.

O kadar beğendim ki Aşçılık önlisans programını. Resmen çerez niyetine okuyorum. O kadar güzel ki. Gastronomi bilimine giriş niteliğinde bir ders anladığım kadarıyla. Bir restoran yöneticisine ne faydası olur dersem de elbet ki bu restoranın butik, özel ürün ve hizmetler sunması şart. Ev yemekleri, çiğ köfteci… farazi niteliği çok kuvvetli olmayan işletmeler için pek de bir şey katabileceğini düşünmüyorum doğrusu.

Ancak yemek olgusuna yeni bir bakış açısı sunabileceği aşikar. Ben diyorum ki bu yazıyı daha fazla şişirmeyeyim. Nasıl olsa ardından bahar dönemi içinde bir yazı kaleme alacağım. O yazı da görüşmek üzere diyelim!

Bilgilendirme: Bu yazılarımda amacım genel olarak bu bölümü okuyan, okuyacak öğrencilerin hazırlıklı ve daha başarılı olması; aynı zamanda bahsetmiş olduğum hocalarımın bir öğrencisinin gözünden kendisini görebilmesi pozitif yönlerini koruyabilmesi ve negatif yönlerini geliştirebilmesi içindir. Hiç bir şekilde art niyet, şahsa hakaret barındırmamaktadır. Sevgili hocalarımı bir bir severim. Ancak yine de bu yazıda bulunmak istemeyen ya da hakkında yazılanlarda düzeltme yapılmasını isteyen hocalarımın bana dogukanyilmaz@aklimca.com mail adresinden ulaşabileceklerini hatırlatmak isterim.

CEVAP VER