Bisiklet her gün bir numara daha yükseliyor popüler etkinlikler sıralamasında. Bazıları da Dünya’nın en güzel 3 etkinliğini birleştiriyor: Bisiklet sürmek, gezmek, kamp yapmak. Geçtiğimiz hafta Frankurt’tan çıkıp Tahran’a yola koyulan çift Katharina ve Christoph’u Eskişehir’de ağırladım. Birlikte güzel zaman geçirdik. Güldük, eğlendik, gezdik…

Dünya'nın 3 mükemmel şeyi. Gezmek, bisiklet sürmek ve kamp yapmak.
Dünya’nın 3 mükemmel şeyi. Gezmek, bisiklet sürmek ve kamp yapmak.

Geçtiğimiz Salı günü Warmshowers’tan bizimle iletişime geçen Christoph ve Katharina Eskişehir’de 2 gecelik konaklama talep ettiler. Bir yandan sınavlarım vardı ama böyle güzel iki insana ev sahipliği yapmak benim için daha mutluluk verici. Eskişehir’i gezdik, Pedal Cafe’de bol bol muhabbet ettik. Umarım bizlerden ve Eskişehir’den oldukça memnun kalmışlardır.

Christoph ve Katharina kim?

katharina-christoph-aklimca

Frankurt(Almanya)’da yaşıyorlar. 32 yaşlarında bisikletçiler. Katharina sörf eğitmeni, Christoph’un mesleğini tam olarak hatırlayamıyorum pek fazla sohbet edemedik. Gerçekten çok canlılar. Yeri geldi güldük, yeri geldi kara kara düşündük. Ayrıca Frankurt’ta hostlar. Onlar evlerine ulaştıktan sonra sizi seve seve ağırlayacaklardır eminim.

Bisiklet ile Yolculukları Hakkında

Kimi gezgin şehirlerin bütün çirkinliğinden kaçmak için, kimisi sadece daha fazla insan tanımak ve daha fazla güzellikle tanışmak için, kimisi otoritelere ve sistemlere karşı durmak için, kimisi içlerindeki belli tutkular için uzun bir yola koyuluyor. Onlar içlerindeki tutkular için bu uzun ama güzel yola koyulmuşlar.

Christoph İslami Bilimler üzerine okumuş ve daha fazla İslam ülkesi görmek, tanımak istemiş. Christoph Arapça konuşabildiği için İran onlar için uygun bir tercih olmuş. Aslında akıllarında 3 aylık bir İran gezisi varmış fakat en fazla 4 haftalık vize alabildikleri için programlarını düzenlemeleri gerekmiş.

Bu yola neden bisikletle çıktıklarını direkt kendi ağızlarından bir alıntıyla anlatmak istiyorum.

“Cyclıng ıs a slow way of travellıng. You can see the landscape changıng, you feel the mountaıns ın your legs, you smell the dıfferent flowers and you get closer to the people because you are dependent on theır help and hospıtalıty.

"Ev senin yanındadır."
“Ev senin yanındadır.”

It a nice way of approaching foreign countries and cultures. Since not everything changes at the same time, we never felt like an alien so far. That would probably have been different, if we had came by plane.”

Yolculukları Mayıs 2016’da Başlamış

Tabi bir yolculuğa çıkarken en çok dikkat ettiğimiz şeylerden birisi ise bunun zamanı. Malum mevsim koşulları. Mayıs ayının ilk haftası başlamışlar bu yolculuğa. Fakat başladıktan 2 hafta sonra Katharina hasta olmuş ve haftalarca sürmüş. Arkadaşlarında ve ailelerinde kalmışlar bu süre boyunca. Mevsimin en güzel olduğu zamanları zaten İran’a ulaşmadan geçip gitmiş. Hava gittikçe soğuyacaktır. Hatta Tuz Gölü’nden sonra bana fotoğraf atmışlardı yolculuğun ilk karı diye. Kolay bir şey değil tabi zorlu hava koşullarında pedal çevirmek.

Her gün bisiklet sürmüyorlarmış. Aksi taktirde çok daha hızlı olabilecekken onlar daha çok insan ve ülke tanımayı tercih etmişler. Acele etmemenin daha güzel olduğunu ama daha fazla zaman aldığını söylediler. Eğer bende bu kadar uzun bir yolculuğa çıksaydım sanırım bende aynı politikayı izlerdim.

Katharina ve Christoph'un Frankurt'tan Aksaray'a tahminimce bisiklet güzergahı.
Katharina ve Christoph’un Frankurt’tan Aksaray’a tahminimce bisiklet güzergahı.

Haritada çizdiğim çizgiler sadece geçtikleri şehir ve ülkeleri temsil ediyor. Belki eksik 2-3 tane şehir olabilir. Rotaları tam olarak çizdiğim gibi değil. Daha fazla dolanmalı rotaları olmuş doğal olarak. Çizdiğim kadarı bile benim gözümü doyuruyor ve ürkütüyor. Aksaray’a kadar toplamda 5500 kilometreden daha fazla yol yaptılar.

Türkiye’de Yaşadıkları Sorunlar

Türkiye’de sorun bitmez tabi. Bir şekilde elbet haksızlığa uğrarsın, başına kötü şeyler gelir. Katharina’lar da 40 ülkeyi gezdikten sonra Muğla’da Mayıs 2015’te trafik kazasına kurban giden bisikletçi Christian Jean Auguste Niaffe olayı dolayısıyla tereddütlüydüler. Konu üzerine oldukça fazla sohbet ettik. Taciz ve tecavüze uğrayıp öldürülen turistler de ayrı bir konu zaten. Millet olarak gerçekten çok farklıyız biz.

Vilnius Belediye Başkanı gibi bisiklet yoluna parkeden araçları ağır zırhlı araçla ezen belediye başkanlarımız olmadığı sürece bisiklet işi Türkiye’de zor. Pardon unutmuşum bizim bisiklet yolumuz yoktu ya!

Eskişehir’de ve sonrasında olabildiğince onlara yardım etmeye, sorunla karşılaşmamalarını sağlamaya çalıştık. Çifteler ve Aksaray’da onlara ev sahibi ayarladık. Ama öncesinde bence yeterince kötü 2 sorunla karşılaşmışlar.

Fotoğraf makinaları yağmurdan dolayı bozulmuş
Fotoğraf makinaları yağmurdan dolayı bozulmuş

Serbest Köpekler

Köpekler zaten serbest kalmalı. Sorun tam olarak serbest olmalarında değil, bizim millet olarak köpekleri nasıl yetiştirdiğimizle alakalı.

Türkiye’nin her yerinde onlara havlayan, peşlerine düşen agresif ve büyük köpeklerle karşılaşmışlar. Bisikletçiler için köpeklerin sahipleri tarafından bağlanmasını ya da çitlerin arkasında tutulmasını diliyorlar. Sahipleri çağırınca köpeklerin geri çekildiklerini ama genellikle sahiplerinin onları geri çağırmadıklarını dile getirdiler.

Katharina'nın ellerinden Tuz Gölü.
Katharina’nın ellerinden Tuz Gölü.

Taciz

Katharina Christoph yanında olmadığı zaman iki sefer otel asansöründe tacize uğramış. Katharina bunu yazmam konusunda zorunda olmadığımı eğer istersem yazabileceğimi söyledi. Biri genç diğeri yaşlı 2 kişi farklı iki otelde saçlarına, yüzüne, ellerine dokunmaya çalışmışlar. Ne kadar iğrenç değil mi?

Bu Yolculuk İçin Nelerden Fedakarlık Etmişler

Onlara sormak en çok sormak istediğim soruydu belki de. Turlarını tamamlayıp evlerine döndükleri zaman da eğer zamanda geriye gidebilecek olsalardı bu yolculuğa çıkarlar mıydı çıkmazlar mıydı onu sormak istiyorum. 🙂

Bisiklet ve Türkiye
Bisiklet ve Türkiye

Lüksün olmaması, yatak odası kadar rahat olmayan çadırda kalmak, yağmurlu bir günün ardından sıcak bir duş bulamamak onlar için yeterince fedakarlıklar olmuş. Ama soğuk bir yağmurla çay bahçesinde yanan sobanın yanında sıcak bir çay içmek, onlara evlerini ve mutfaklarını açan misafirperver insanlar onlar için çok değerli olmuş. Yine onların ağzından bir alıntıyla:

It ıs worth the sacrıfıce to get these experıences!

Güzel Anılar

Güzel anılar arasına bir tanesini daha kattık. Bisiklete olan bağlılığım yine canlı. Düşünüyorum acaba bir gün bende yapar mıyım. Pek emin değilim bundan.

Christoph ve Katharina Pedal Cafe'yi çok sevdi!
Christoph ve Katharina Pedal Cafe’yi çok sevdi!

Ne olur ne olmaz erken gelirler, aç gelirler diye iyi ki bir gün öncesinden damla çikolatalı kurabiyelerimi yapmıştım. Hem geldikleri zaman mükemmel oldu, hem de yanlarına oldukça fazla sayıda doyasıya verdim. Yolculuk için onlara çok iyi olacaktır.

Pedal Cafe'de pizza ziyafeti çektik
Pedal Cafe’de pizza ziyafeti çektik

Katharina vejetaryendi. Daha önce herhangi bir vejetaryenle birlikte yemek yememiş, yapmamıştım. Yemek yapmaya kalksam açlıktan ölecekler, dışarıda vejetaryen yemek sunmaya kalksam bir ayrı dert. Bizde genellikle vejetaryen yiyecekler orta lüks restoranlardan başlar diye biliyordum. Fakat böyle bir yere gitmeyi de onlar ister mi istemez mi orasını da kestiremiyordum. Hani şu meşhur Pilavcı‘mız var ya bir yandan onu düşünüyorum: “Adamlar Almanya’dan kalkmış gelmiş 5500 kilometre bisiklet sürmüş Pilavcı’ya mı götüreceğim yaa” diyorum kendime. Katharina sanırım düşüncelerimi okumuş olmalı ki “Dürüm, çiğ köfte” dedi.

Geçen yine Christoph ve Katarina'yla çiğ köfte yiyoruz
Geçen yine Christoph ve Katarina’yla çiğ köfte yiyoruz

Öncelikle bakakaldım Türkçe telaffuz ettiği için. Ardından ikinci şok benim sadece arada sırada hobi olarak tükettiğim çiğ köfte Katharina için bir yemekti! 🙂 Katharina çiğ köftenin gayet mükemmel bir vejetaryen yemeği olduğuna, Türkiye’ye geldiğinden beri çoğu kez çiğ köfte yediğine beni ikna etse de ona güzel bir vejetaryen pizza ısmarlamak istedi canım.

Son fotoğraf bir elveda fotoğrafı. Sonları hiç bir zaman sevmem. Bu güzel iki insanı da uğurladım bu fotoğraftan sonra. Doğucan onlara Çifteler’e kadar eşlik etti. Frankurt’a davet edildik. Belki gidişimiz yakındır 🙂 Christoph ve Katarina ile anılarımız bu kadar olamazdı herhalde. Biraz da Frankurt’ta fotoğraf çekinelim 🙂

Katharina ve Christoph ile Eskişehir'deki son fotoğrafımız. Bu fotoğrafta beni kütüphaneye bıraktılar :)
Katharina ve Christoph ile Eskişehir’deki son fotoğrafımız. Bu fotoğrafta beni kütüphaneye bıraktılar 🙂

3 YORUMLAR

Bir Cevap Yazın