Sevgili Atıf Ünaldı hocamla ilk defa 3. Blog Yazarları Çalıştayı’nda tanışmış oldum. Fikirlerini çok değerli buluyorum. Benimle yüz yüze sohbet ettiyseniz bilirsiniz, her birkaç cümleden sonra sohbetim Z kuşağına yönlenir. Z kuşağının bilinmezliğini çok değerli buluyorum. Geleceğe, sistemlere, kültürlere… yön verecek olan tam olarak Z kuşağı. Şimdi sevgili Atıf Ünaldı hocamın izniyle Bloomberg Businessweek Türkiye’de ve kendi blogunda paylaştığı yazıyı sizinle buluşturmak istiyorum. Atıf Ünaldı hocamın blog yazılarını okumanızı da tavsiye ediyorum.

Ali Atıf Ünaldı, Bloomberg Businessweek Yazısı
Atıf Ünaldı, Bloomberg Businessweek Yazısı

“Terk ediyorum…

Önce 20 yıldır yaşadığım ama içimde bir ur gibi büyüyen şehri terk ettim. Artık buranın trafiğini, keşmekeşini ve Hayko Cepkin deyişiyle “İnsanın kafasını dinleyememesini” terk ediyorum. Böylece ağırlıklarımdan birini attım. Mersin’de daha sakin bir yaşantıyı seçiyorum. Bu 2017’de aldığım en doğru karardı… Şimdi başka kararlara yelken açıyorum.

Geçen hafta televizyon programındaki konuğum Xsights Araştırma Şirketinin kurucusu Çiğdem Penn’di. Yaptıkları son derece kapsamlı Y-Z kuşağı araştırmasını konuştuk. Çiğdem hanım ve ben X kuşağı olduğumuz için bazı yaklaşımları özellikle de paylaşım ekonomisine gösterdikleri güveni anlamakta zorluk çektik. Ama ben bu programdan sonra Z kuşağı gibi yaşamaya karar verdim. Bu kararı uygulamaya ilk olarak daha rahat kontrol edebildiğim, hatalara daha toleranslı olduğum dijital hayatımdan başlayacağım.

Bir süredir tarayıcıma daha sonra okumak için attığım hiçbir şeyi okumaya geri dönecek vakti bulamadığımı farkettim. Sonra bunları Instapaper’a atıp uçakta programa okutuyordum. Sonra Evernote üzerinden kaydetmeye başladım. Bu sayede programın gelişmiş arama arayüzü ile inceliyordum. Artık bu da zor geliyor. Artık Snapchat ırkı gibi ya o an okuyacağım yada yırtıp atacağım. Okuyacağımı düşünüp biriktirdiğim Kindle’a attığım raporları, facebook’da save ettiğim herşeyi artık biriktirmeyeceğim.

Gmail’in ilk zamanlarından sonra birgün lazım olur diye silmediğim bütün maillerimi de sileceğim. 2018’de daha yalın bir hayata başlayacağım. Beş yıldır depolama maliyetlerini düşünerek, giymediğim herşey eliyorum. Artık bunu daha hızlı yapacağım. Yenilerini alırken de düşünerek hareket edeceğim. Her beğendiğim şey bu birgün lazım olur diye almayacağım.

2018’de zamanımı sanayi devriminin artıkları olan trafik, kuyruk gibi yerlerde geçirmeyeceğim. Bunun yerine zamanımı daha çok öğrenmeye, daha çok deneyimlemeye, daha çok uzmanlaşmaya ve uzun zamandır bıraktığım profesyonel spora yatıracağım.
2018’de daha çok dostumla görüşüp, trafikten kurtardığım zamanı daha uzak yerlerdeki dostlarımı ziyarete ayıracağım. Görülecek ülkeler sıralamam ise tıpkı Z kuşağı gibi, Amerika, Fransa, İngiltere, İtalya, Almanya, Hollanda ve İspanya şeklinde gidiyor. Tabii benim listemde Ukrayna ve İsviçre gibi soğuk ülkeler de var.

Z kuşağı gibi başarılı olmayı ilk sırada önemsediğimi söyleyemeyeceğim. Ama Z kuşağının davranış bulgularından ikinci sıradaki aileye zaman ayırmak benim için çok önemli. Mesela kızıma mesailerimden kalan zamanı ayırmak yerine, kızımdan kalan zamanlarda çalışacağım.

Daha çok kitap okuyup, daha fazla fikri sizinle paylaşacağım. Bu yıl onlarca rapor hazırlayıp, uzun zamandır planladığım en az bir mümkünse iki kitabı hazırlayacağım.

Lükse olan ilgimi, ulaşılabilir lükse çevireceğim. Marka seçimlerimi, doğaya olan saygısına göre değerlendireceğim. Paylaşım ekonomisinin imkanlarından yararlanıp, şehir içinde ulaşımımı bisiklete ve yürümeye, şehir dışında ise çoğunlukla toplu taşıma araçlarına kanalize edeceğim. Tatillerimi yeni yerler keşfetmeye ayıracağım.

Kişisel harcamalarımı da tıpkı Z kuşağı gibi öncelikle dışarda yeme, içme, ulaşım, kıyafet, eğlence, telekom, kırtasiye, dergiler, spor aktivitelerine ayıracağım.

Her türlü zorbalığa karşı duyarlı olacağım. Mesela Samsung ve BTK’nın ortak düzenlediği “SİBER ZORBA OLMA! #farkinavar” kampanyasını 2018 olmadan destekleyeceğim.

Haberleri Twitter’dan almaya, daha az televizyon daha çok Youtube’da istediğim programları izlemeye devam edeceğim.

Alışveriş yaparken, fiziki mağazalarda bile fiyat araştırmasını internet üzerinden yapacağım. Daha çok eticaret alışkanlığına sahip olacağım. Youtube kanalıma dostlarımı çağırmaya devam edeceğim.

Z kuşağından tek farkım olacak. Doğuştan tüketici olan bu kuşağın aksine, daha çok kazanıp, daha çok harcarım yerine az kazanır az harcarım kararı alıyorum. Çünkü bundan sonraki on yıllık dönemde tasarruf etmenin de bir teknolojik gelişim ve trend olacağını düşünüyorum.

Yeni dönemde yenilenebilir enerji kaynaklarının tek başına bize yetmesi için daha az enerji ile daha çok verim elde etmemiz gerektiğini düşünüyorum. BU sanırım yeni neslin hızdan daha önemli başarı kriteri olacak.”

2 YORUMLAR

  1. Çalıştayda benim de tanışma fırsatını bulduğum değerli insanlardan biriydi kendisi.
    Z kuşağına yaş olarak çok uzak olsam da yazılanların birçoğunu zaten yaptığımın farkına vardım. Fazla tüketmek, sağda solda (bana göre gereksiz) para harcamak hariç.

CEVAP VER