Çok güzel geçen bir yılın ardından yeni hedefler, yeni umutlar, yeni mutluluklar ve yeni düzenler ile beyaz sayfalı bir defter olmuştu 2016. Üniversiteye daha henüz başlamanın verdiği mutluluk, hiç bilmediğim ve tanımadığım bir yerde olmanın verdiği özgürlük, hayatta daha aktif olmanın vermiş olduğu ilham bir araya gelince 2016’ya çok sağlam bir giriş yapmıştım. Hayatımın artıları 2016’da hep pozitif eğimli oldu. Şu an bambaşka bir Dünya görüşüyle benliğime benlik katılmış haldeyim.

Burcum bana “Yengeçler , kritik anlarınızda ev, kariyer ve aşk konularında meydan okuyuşlar sergileyebilirsiniz.” dedi ve meydan okudum!

Yeni Bir Kariyer

Kariyer Geliştirme

Bugüne kadar katıldığım etkinlikleri hiç somut delillerle elimde tutmamıştım. Öğrendiklerimi belgelendirmemiştim. 2016’da kariyer geliştirmeye dair verdiğim en önemli karar belge toplamak oldu. Etkinlikleri, konferansları kaçırmamaya özen gösteriyor ve katılımlarımı belgelendiriyorum.

Ziya Baran Akademi işbirliğinde Artı Bilgi Eğitim Kurumu aracılığıyla Soner Yüksel’den diksiyon dersleri ve sertifikasını aldım.

Anadolu Üniversitesi Marketing Anadolu Kulübü‘nün düzenlemiş olduğu Sıfırın Altında Marketing’15 etkinliğinde Lidyana.com kurucusu Hakan Baş ve FikrinBecerin platformu kurucusu Tolga Gariboğlu ile birebir iletişim kurdum.

Anadolu Üniversitesi Sosyal Medya Kulübü‘nün düzenlemiş olduğu Ceyhun Yılmaz katılımıyla Sosyal Medya Nasıl Kullanılmaz? konferansına katıldım.

Türk Tuborg A.Ş. tarafından fabrika ziyaretine davet edildim, gittim birayı yerinde gördüm.

2016’nın Kariyer Planıma Etkileri

Uzun yıllar gitar çaldığım için ve lise döneminde bir müzik grubuna dahil olduğum, bir müzik grubu kurduğum, stüdyoda provalar yaptığım, grubumla sahne aldığım için o zamanlar müzik üzerine bir kariyer fikrim vardı. Son yıllarda kariyer düşüncesine daha fazla takılmış ve ne olacağım, ne yapacağım konusunda tereddütler duyuyordum. 2016 bu tereddütlerimi benden tamamen uzaklaştırdı.

Anadolu Üniversitesi’nde okuduğum İşletme bölümü ile zaten ilgili olduğum işletmeler konusuna daha fazla yaklaştım. Özellikle teknik anlamda işin içerisine daha fazla girdim. Gerçekten işletme de bambaşka bir dünya var. Hayata farklı bir bakış açısı. İyi bir işletme eğitimi alıyor ve elimden geldiğince kendimi bu konuda geliştirmeye çalışıyorum.

2016’nın yaz aylarında gerçek anlamda çalışma hayatına girdim. İlk ciddi iş deneyimimi yaşadım. 2016 yılında Ziya Baran Akademi işbirliğinde ana haber spikeri Soner Yüksel’den diksiyon eğitimi almıştım. Buradaki eğitimimin bana kattıklarını ve diksiyonumu geliştirmek için müşterilerle olan ilişkilerime fazlasıyla dikkat ettim. Aynı zamanda bu iş deneyimleri barmenliğe girişim niteliğinde.

Tarif Edilemez Bir Birliktelik

Herhangi bir aktiviteye tek katılmayı hiç bir zaman sevemedim. İçtiğim her içeceğin yanında, okuduğum her kitabın ve hatta izlediğim her filmin yanında, her anımda yanımda iyi bir eşlikçi olmasını dilerdim.

2016’da çok iyi bir dost edindim. Anadolu Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulu Kur Temsilciliği’nde tanıştığım Gizem ile sonrasında final sınavlarında not paylaşımı ile bir çok defa bir araya geldik. Şimdi birlikte çok sağlam bir arkadaşlığımız ve birlikteliğimiz var. Kendisi de yakın zamanda blogumda misafir yazar olarak bulunacak sanıyorum. Birlikte çalışıyor, birlikte geziyor, birlikte yiyor, birlikte okuyor, birlikte izliyor… kısacası birlikte yaşıyoruz.

“Hey Gidi Karadeniz” Dedik

Hey gidi Karadeniz dedik ve gittik siyah suların ayak uçlarına. Bir insanı tanımanın en iyi yollarından biri onunla uzun yola çıkmaktır dediler. Karadeniz rüzgarında sallanıp geldik.

Aşkla, sevgiyle taze taze Karadeniz papatyaları
Aşkla, sevgiyle taze taze Karadeniz papatyaları

“İzmir bir hayatın başladığı ama bitmediği yerdir” Dediler

İzmir için “İzmir bir hayatın başladığı ama bitmediği yerdir.” dediler. Gittik, başladık, bitemedik ve bitiremedik.

Yeni Bir Ev

Eskişehir Yunus Emre Erkek Öğrenci Yurdu

İnsanın kendi evinden daha güzeli olamaz. Eskişehir’de üniversiteyi kazanınca Kredi ve Yurtlar Kurumu’nun Eskişehir Yunus Emre Erkek Öğrenci Yurdu’na yerleşmiştim. 10 metrekarelik bir odada 2 ranza, 1 masa, 1 tane koğuş tipi giysi dolabı… Odada hiç rahat ettiğim söylenemez. Hatta 4 kişi kaldığımızdan dolayı gerçekten evcil hayvanları kafeslere koymanın onların psikolojisine etkisini anladım sayılır. Öyle bir elektrik tesisatı vardı ki telefonun şarj aletini ve bilgisayarın adaptörünü fişe aynı anda takınca sigorta atıyordu. Kötü şartların olmasına rağmen orayı çok sevmiştim. Oda arkadaşlarım gerçekten harikalardı. Onların bu kadar güzel insanlar olması, güzel muhabbetleri orayı bana sevdirmişti.

Eskişehir Yunus Emre KYK Erkek Öğrenci Yurdu Odası
Eskişehir Yunus Emre KYK Erkek Öğrenci Yurdu Odası

Eskişehir Taptuk Emre Erkek Öğrenci Yurdu

Biraz da gidip ağabeyimin yanında kalayım dedim ve Eskişehir Taptuk Emre Öğrenci Yurdu’na geçtim. Gayet iyi şartları olan, hatta şartlarını zorlayan çok iyi bir yurttu. İnsanın yaşamına gayet saygılı bir öğrenci yurdu olmasına rağmen hala benim için önem arz eden sorunlarım vardı ki giriş saati uygulaması bunların başında geliyordu. Tabi misafir ağırlayamamak, yemek yapamamak, kendine ait eşyalarının olmayışı ve alanı özgür bir biçimde kullanamamak yurtlarda can sıkan diğer noktalar.

Nihayet Kendi Evim

Özgür yaşamayı, hedefler edinmeyi ve edindiği hedefleri gerçekleştirmeyi seven bir bireyim. Düşük bir maddi üst sınırım var. Kendi evimde yaşamayı ancak çok iyi bir plan ve çok iyi bir para yönetimi ile yapabilirdim. Eve çıkış hikayemi “Eve Çıkmak Eskişehir’de Bir Başka” isimli yazımdan okuyabilirsiniz. Çok iyi bir plan, çok iyi bir zaman ve para yönetimi ile en düşük maliyetli bir şekilde kendi evime geçtim. İstediğim her an mis gibi kokan filtre kahvemi hazırlayınca, her gün pencereyi açıp yemyeşil ağaçlar ve güneşe merhaba deyince, orkidemi(Evde orkide nasıl yetiştirilir yazıma göz atın) ve aloe veramı her suladığımda yaşadığım mutluluğu anlatamam.

Yeni Bir Yolculuk

Tekrar yapar mısın deseniz düşünerek cevap vereceğim bir deneyimdi Likya Yolu yürüyüşü. Hayatımın enlerinde yer alacak güzel bir etkinlikti. Çıktık Eskişehir’den otostop, otobüs, yürümeyle Antalya’ya; Antalya’dan Fethiye Ölüdeniz’e; Ölüdeniz’den başladık Likya Yolu’na. Şehirden, stresten hatta Türkiye’den tamamen soyutlandım. Sanırım başka hiç bir şey bana bu hissi hissettiremezdi. Nereden baksanız bi 60 kilometreye yakın yürümüşüzdür.

Yeni Bir Dövme: Ouroboros

Uzun zamandır istediğim bir dövme modeli vardı: Ouroboros. Vikipedi’de ouroboros: “Kendini yaratmayı sembolize eden kuyruğunu yutmuş bir yılan şeklidir.” Kendimi yeniden yarattığmı göz önüne alırsam yaptırabileceğim en anlamlı dövmem bu olabilirdi. Eskişehir’de hem uygun fiyatlı hemde profesyonel bir dövmeci Arda Ferhat Kalır’a(AFK Tattoo) yaptırdım.

Ouroboros dövmesi.
Ouroboros dövmesi.

Hedefim Zayıflamak!

Gerçekten artık alabileceğim kilonun sınırlarını zorluyordum. En son sanıyorum 86 kiloydum zayıflama çabalarına giriştim. Spor, düzenli kondisyon, içtiklerime yediklerime dikkatli etme yollarıyla 6 ayda en son 70 kiloya kadar düştüm.

Spor salonunda Gizem ve ben
Bol bol kilo verdim

Dünya’nın Dört Bir Yanından Misafirlerim

2016’nın bana en değerli getirilerinden birisi misafirlerim oldu. Hayatımda ilk defa farklı milletten, farklı dilden, farklı kültürlerden insanlarla bir arada oldum. Üniversiteye İngilizce hazırlık ile başlamıştım. Hayatım boyunca ilk defa İngilizce konuştum, sohbetler ettim ve İngilizce’yi hayatıma dahil ettim. Warmshowers üyeliği açtım ve misafir kabul ettim Eskişehir’de. Warmshowers Topluluğu Hakkında, Warmshowers Nedir? adlı yazımı okumayı unutmayın.

En son misafirlerim ise Katharina ve Christoph olmuştu. Katharina ve Christoph’un gezisi hakkında yazdığım Bisikletle Frankurt’tan Tahran’a 10.000 Kilometre isimli yazımı okumayı unutmayın.

Son olarak…

2016’da En Büyük Üzüntüm: Anneannem…

Yeni bir yıla büyük bir hüzün darbesiyle girmiştik. Tam İstanbul’dan döndüğümüz günün ertesi hayatımda en sevdiğim insanlardan biri anneannemi kaybetmiştik. Bir telefonla almıştım haberi; hiç beklemediğim bir anda bir başın sağ olsunla… Hayatımın en kötü anıydı.

anneannem
anneannem

Anneannem bana hep “Oku, büyük adam ol.” derdi.

Ne zaman anneannemi ziyaret etmeye gitsem neredeyse en çok söylediği “Oku, büyük adam ol.” sözüydü. Yazmakta en zorlandığım andayım şu an.

Canım anneannem, nur yüzlüm… Seni çok seviyorum anneannem. Nur içinde yat…


2017 Hedeflerim

  1. Blog yazmaya aralıksız devam etmek geldiğim noktayı korumak ve daha ilerisine gitmek.
  2. Blogumda 2017 yılı sonunda en az 200 yazı olması.
  3. Bloguma günde ortalama 1000 kişi girmesi.
  4. İngilizce içerik yazmak.
  5. Blogda çekiliş düzenlemek.
  6. iPhone 7 Plus 128 gb almak.
  7. 2017 yazında Gizemle Balkanlar turuna çıkmak.
  8. Sosyal medya uzmanlığına dair belge almak.
  9. Forexi anlamak, öğrenmek, çözmek.
  10. İlgilendiğim SSR projesini gerçekleştirmek.
  11. Kendime ait bir projeyle gündemde yer almak ve isim yapmak.
  12. 30 tane kitap okumak.
  13. Düzenli bir gelir elde etmek.

 

Eğer yazdığım bu yazıyı beğendiyseniz şu reklama tıklayın ve beni destekleyerek bana bağış yapmış olun:

Bir Cevap Yazın